Yeni Arabeskin Mucidi İsmail Yk; Şappur Şuppur Arabesk

Hamza Aktan
Ezberleri zorlayan tarzı ve müziğiyle iki yıldır pop-arabesk kulvarının üst sıralarında gezinen İsmail YK, büyük kentlerin kıyısında yaşayan gençliğin gönlünü fethetti; yeni bir ‘idol’ olma yolunda hızla ilerliyor.

İki yıldır pop müzik listelerinin başından inmiyor. Okuryazar kesim ya tanımıyor, ya denk gelip uzaklaşmış, ya da ‘aman uzak dursun’ havasında. Bunun tam tersine, büyük kentlerin varoşlarında veya orta halli semtlerinde, yirmili yaşlarını süren gençlerin yeni idolü. Tarzlarını, saç kesimlerini, sözcük vurgularını bile ona benzetmeye çalışıyorlar.

Almanya’da 5 çocuklu bir gurbetçi ailenin en küçük üyesi olarak müziğe ilkin ağabeyleriyle, yani Yurtseven Kardeşler’de başlıyor. Daha çok türkü-arabesk kokteyli bir tarzı icra eden Yurtseven Kardeşler’den ayrı bir kulvara girmesiyle de dikkatleri kendinde topluyor. Son dönem ‘Alamancı’ müzik furyası içindeki en popüler şahsiyet denebilir onun için. Kartel, Cankan, Boys Anılar gibi “kitsch” duran halleriyle Türkiyeli dinleyicinin algılarını zorlayanlardan biri olmasına rağmen aradan sıyrılmayı bildi.

İsmail YK arabesk-hiphop ve hatta fantezi karışımı ‘yeni tarz’ ilginç müziğini daha da ilginç kılacak sözlerle süslüyor. Şimdiye dek akılda yer etmiş, insanları şaşırtmış şarkı sözleri, lise önlerinde kız bekleyen delikanlıların, internet kafelerden kendine sevgili arayan yeni kuşağın ruh haline uyar cinsten:

“Kafam attı bak yine akıl mı kalır bu yerde
İnternetteyim chatteyim yazışıyorum bak biriyle
Onu hiç görmemiştim bir de webcamini açtı
Bana bir hareket yaptı… Şok”


İstanbul’un ‘kenar’ semtlerinden Güneşli’de gençler, “Ne yaparsa yapsın gözümüzdeki değeri düşmez. Onu çok seviyoruz” diyorlar özetle. Yeni Bosna’da oturan 16 yaşındaki hayranı Nazmi Uzun “Genç kızlar yakışıklı bulduğu için, erkekler de şarkıları iyi olduğu ve onlara hitap ettiği için seviyorlar. Şarkıları özellikle âşık olanların içini açıyor” diyor. Tek kelimeyle nasıl tarif edeceğini soruyoruz, yanıtı “zevkli” oluyor. Peki, eleştirdiği bir yanı yok mu? “Hayır. Üstüne kimseyi tanımam” diyor.

21 yaşındaki Yasin Azizoğlu “tam bir arabeskçi” diye tanımlıyor kendisini. Neden arabesk dinlediği sorusuna “öyleyiz çünkü” cevabını yetiştiriyor. İsmail YK hayranlığının sebebiyse gönlüne hitap etmesi: “Bazı şarkılarında karamsar bir hava var ama şarkılarını artık kime yazıyorsa, onu çok seviyor ki ciğerden okuyor. Harbi içinden okuyor. Bu da bize yetiyor…”

İsmail YK Pazarı


2004’te çıkardığı ilk albümü Şappur Şuppur 950 bin satmış İsmail YK’nın. Bu yıl çıkardığı ve zamanın ruhunu orta yerinden yakaladığı belli olan bombabomba.com ise şimdiye kadar 450 bin satarak yılın en fazla satan albümü.

Albümünü çıkaran Avrupa Müzik, İsmail YK’ya gösterilen ilgiyi “etrafa yaydığı enerji, dürüstlük ve samimiyet”te görüyor: “Arabeskteki çok ciddi bir boşluğu dolduruyor.” 27’sindeki bu “Alamancı” genç de halinden son derece memnun. Müzik yorumcularının eleştirilerini pek de önemsemiyor: “Halk kendisine yakın olan, onda bir duygu ortaklığı uyandıran albümü satın alıyor.”

İlginç müziği, şovları ve sözleriyle ilk albümünden sonra Elvis Presley’den esinle ‘İsmail Bebekleri’ bile üretilmiş, 10 YTL’den satışa sunulmuştu. Uluslararası Politik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin (UPSAM) sonuçları geçen ay açıklanan liseli gençlerle ilgili araştırmasında, liselilerin Sezen Aksu’dan sonra en çok İsmail YK dinlediği ortaya çıkmıştı.

Müzik piyasasında iki yıllık bir mazisi olmasına rağmen kısa sürede ilköğretim kitaplarının içinde bile kendine yer bulabildi İsmail YK. İlköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin Sosyal Bilgiler kitabında “Almanya’nın sevilen kişileri” ara başlığında onun adı geçiyor.

Roll ve Express dergilerinin editörlerinden Merve Erol, Radikal gazetesinde, İsmail YK’yı konu ettiği bir yazısında “Televizyon kanallarının, radyoların yukarıdan önerileri pek işlemiyor, su aşağıda kaynıyor. ÖSS'den korkan gençleri en iyi Etiler paradigmasının dışında duran anlıyor” diyordu. Erol’a göre, İsmail YK, “İçinde bir ‘ucube’lik taşısa da İstanbul merkezinin dışında kalması istenen kaosun estetiğini oluşturan kişi’ydi.

İsmail YK’nın şu anki hali kimi yanlarıyla Türkiye’de arabeskin ilk temsilcilerinin hikâyesini andırıyor; okumuş-yazmış, elit kesimler küçümseyip dalga geçiyor, ‘kenar mahalleler’se bağrına basıyor. Müslüm Gürses, Orhan Gencebay gibi isimleri önceden tanımazdan gelen entelektüeller bir vakit İsmail YK ile de düet yapar mı acaba?

İSMAİL YK İLE SÖYLEŞİ:
“Çoğunluk neden hoşlanıyorsa…”

İsmail YK, şimdi üçüncü albümünün hazırlıklarıyla meşgul. Ayrıca biraderleriyle olan işbirliği de sürüyor. Sorularımızı içtenlikte yanıtladı…

- Arabesk sizin için neyi ifade ediyor?
Arabesk deyince aklıma gelen şeyler acı, hüzün, keder ve gözyaşlarıdır. Ayrıca severek okuduğum bir müzik türü.

- Müslüm Gürses veya Orhan Gencebay arabeskinden ayrılan yönünüz nedir sizin?
Müslüm Gürses ve Orhan Gencebay benim için çok önemli iki büyük müzik adamıdır ve albümlerimde bile yerine göre örnek aldığım, çok ama çok sevip ve saygı duyduğum kişilerdir. Aramızdaki fark ise bence müziğin alt yapısı, yani poplaştırılmış veya rock tarzı şeklinde olması ve daha çok gençlik için yapılan noktalardan oluşmasıdır.

- İnsanlarla sizi konuşurken genellikle ‘o bir fenomen’ diyorlar. Bu ‘fenomen’ olma hali nerden geliyor?
Ben bunu farklı tarzıma bağlıyorum, yani şarkılarımdaki farklılık, dansımdaki farklılık diye düşünüyorum.

- İnsanların size duyduğu bu yüksek ilgiyi neye bağlıyorsunuz? Sizce bu ilginin kaynağında ne olabilir?
Öncelikle beni bulunduğum bu noktaya getiren hayranlarıma teşekkür ediyorum. Birkaç nedeni var bu durumun: Albümün güzel olması, yakaladığımız ekip başarısı. Albüm güzel, müzik şirketi tarafından yapılan promosyon da mükemmel olunca başarı yakalıyor insanı. Başarının başka bir sırrı ise yaşanılan olayların şarkı haline getirilmesi. Kendimi dinleyicilerime olduğum gibi göstermemin bana başarı getirdiği düşüncesindeyim.

- Şarkı sözlerinde, kafayı kadınlarla olan ilişkilere takmış vaziyette görünüyorsunuz? Kadınlara olan bu vurgu neden?
Bahsettiğiniz şarkılarda yaşamdan şeylerden bahsediyorum, kadınlara takma durumu yok; albümlerimde şarkılar sadece bu konulardan oluşmuyor. Ciddi şekilde sevgi dolu, aşk dolu şarkılara da yer veriyorum.

- Türkiye’de çok sayıda grup ve şarkıcı çıkar. Fakat çoğunun dinleyicisi kalıcı olmaz. Siz kalıcı olmak için neler yapacaksınız?
Kalıcı olmam için sürekli kaliteli, iyi şeyler üretmem gerek. Halkın nabzına, isteğine göre, çoğunluk neyden hoşlanabilir düşüncesiyle bir şeyler yapmaya devam etmem gerekir ve tabii ki kişiliğimi de bozmamam gerekir. Ancak bu şekilde başarımı sürdürebilirim.

- Almanya’daki Türkler müziğinize nasıl bakıyor? Orada da popülerliğiniz var mı?İsmail YK olarak piyasaya çıkmadan önce beni birçok insan halen bağlı bulunduğum ve albümlerimin stüdyo çalışmalarını beraber yaptığım Yurtseven Kardeşler grubundan tanıyorlardı. Tabii ki Türkiye´de tanınınca popülaritem Avrupa´da artmaya başladı. Avrupalı Türkler müziğime çok sıcak bakıyor ve inanılmaz derecede ilgi gösteriyorlar. Bu da beni çok mutlu ediyor.

- Müziğe ilk başladığınızda referans aldığınız kişi veya tür neydi?Michael Jackson, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses, vd. İlk dinlediğim belirli bir müzik tarzı yoktu. Yeter ki kulağıma hoş gelsin. Daha sonra fantezi, rock, arabesk ve pop müziğine ağırlık verdim.

- Çoğu kişi müziğinizi ve tarzınızı yorumlarken Almanya’da gurbetçi olmanızın etkilerini gösteriyor. Yorumunuz ne?
Tarzımın oluşmasında Almanya’da olmamın etkisi yok. Eğer olsaydı “Gurbeti ben mi yarattım?” gibi sözler yazardım.

“Şarkı sözlerim hayattan besleniyor”
- Şarkı sözleriniz çok eleştiriliyor. Kimileri basit ve “sokaktan” diye görüyor… Söz yazarken nelere dikkat ediyorsunuz? Artık ‘olay’ olmuş üç tanesini soralım. Mesela Şappur Şuppur?
Evet, ben genelde şarkılarımla eleştiriliyorum. Şappur Şuppur ile çok eleştiri almıştım. Bu şarkıda bir gencin günlerce eve gelmeyişini, bu yüzden babasından azar işitip evden kovulmasını, evsiz, işsiz, parasız kalışını, bunalıma girmesini ve bu yüzden yanlış da olsa kurtuluşu bir bayanda aradığını anlatmıştım. Bu acı olayı yaşayan insanlarımız yok mu? Var tabii. Var olan bir yaşantıyı dile getirdik. Yani bu üzücü olayı insanlara esprili şekilde mesaj vererek dile getirdik.

- Bomba bomba.com?Günümüzde milyonlarca insan internete girip chat yapıyor. Chat yapınca güzel bir bayanla tanışmanın yolunu arıyorlar. Yalan mı? Kim internete girip de chat yapmadı acaba? Ben de bu şarkıda bu realiteyi anlattım.

- Allah Belanı Versin?
Bana göre son yıllarda yapılan en samimi ve en düzgün bestelerden bir tanesi. Bir insan bir kere bu dünyaya geliyor ve güzel bir hayatı yaşamak istiyor. Düşünün, deliler gibi sevdiğiniz biri sizi başka biriyle aldatıyor, tertemiz aşkınıza ihanet ediyor ve yaşamak istediğiniz bu güzel hayatı burnunuzdan getiriyor ve hayatınızı mahvediyor. Hayat mahvolunca insanın sağlığı bile tehlikeye girebiliyor. Sonuç böyle olunca tabii ki o insan için “Allah belanı versin” diyebiliyor insan. Sonuç böyle olunca tabii ki o insanı Allah’a havale edebiliyor insan. İnsanların dinledikleri zaman hüzünlenmeleri, ağlamaları, teselli olmaları lazım. “Allah belanı versin” şarkısı da o durumu yaşayan insana teselli veriyor. Bence nefret ettiğin insana söyleyebileceğin en son kelimedir. Ben de onu söyledim. Benim şarkılarımın hepsi bu tarzda değil. Albümlerimde bir iki şarkı standart dışı oluyor, diğerleri standart ve kulağa alışık olduğumuz sevgi dolu, aşk dolu şarkılardan oluşuyor. Yani bir iki şarkıyı dinleyip eleştirmek sağlıklı değil, bütün albümü dinleyip eleştirmek bence daha doğru.

“İsmail YK Sahiden fena”
Murat Meriç (Pop Dedik kitabının yazarı, müzik eleştirmeni):

İsmail YK’nın bulunduğu yeri, Türkiye'de popun geldiği en dip nokta olarak tanımlamak mümkün. Günümüz moda ritimlerini kullanarak yaptığı şarkılar duygudan ziyade içinde bir “show” ve kaos barındırıyor. Dolayısıyla kulak dolgunluğundan başka bir şey bırakmıyor insanda. İsmail YK, resmi sitesinde Marshall anfi önünde, Converse ayakkabılarla ve elektrogitarla hayranlarını selamlıyor. Bu, '80'li yıllarda omzunda koca kolonlu teyplerle gezen "Almancı"ları hatırlatıyor bize. Zaten İsmail YK'nın bulunduğu nokta, '80'lerdeki arabeskin durumuna tekabül ediyor. Kıyıda kalmışların müziğini, bu kez çağa uydurarak yapıyor. Arabesk iyi bir şeydi ama İsmail YK sahiden fena! Tehlikeli bir rüzgârı arkasına aldı, bir anda yükseldi ve Polat Alemdar'a özenen gençlerce başköşeye yerleştirildi. Sonuçları hep beraber görüyoruz: Hakkıyla Nobel'i alan Orhan Pamuk'a saldıran bir toplum var önümüzde ve bunun idolünün İsmail YK olması hiç de şaşırtıcı değil.

‘OLAY’ ŞARKI SÖZLERİ
“Of of ne parça ya bu
Horozlar bak kudurdu
Buralar toz duman oldu
Oo yavrum zilli
Of of ne parça ya bu
Erkekler bak kudurdu
Buralar toz duman oldu
Oo yavrum zilli”
(“Of ne parça bu ya” şarkısından)

“Bebeğim, nefesinle biteyim
Biraz dur, Stopp!
Daha neler yaparım bak şimdi”
(“Hap gibi içerim” şarkısından)
“Allah belanı versin
Allah seni kahretsin
Bana gelen sana gelsin ya
Hayatımı sen mahvettin
Acımadın neler çektim
Kader seni de kör etsin”
(“Allah Belanı Versin” şarkısından)

“Şappur şuppur beni öp
Çıtır çıtır beni ye
Onlar acı ben tatlı
Benden başka böyle var mı?”
(…)
“Ulan evden de kovulduk işten de kovulduk
İş yok güç yok, para yok ev yok
sustuk sustuk, kustuk kustuk kim ne dediyse sustuk
Önümdeki fıstık konuştu konuştu aklımı da uçurdu”
(“Şappur Şappur” şarkısından)

“Çıtı pıtı şeker gibi (bunlar) bal lokma
yanıma gelip durma
aman yapma sakin yapma
abin kızar bak sonra“
(“Çıtı Pıtı” şarkısından)

* Kaynak: Nokta Dergisi
* Yayın Tarihi: 20/10/2006