Tesev'in Güvenli Alamanak'ı Devam Ettirilecek


Hamza Aktan

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın Harp Akademileri eğitim-öğretim yılı açılış konuşmasındaki yaylım ateşinden en fazla nasibini alan kurum Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) oldu. Hemen her raporu ve araştırması statükocu kesimlerin saldırısına uğrayan TESEV, tarihinde ilk kez bu kadar sert ve hedef alınarak 'eleştirilmiş' oldu. Büyükanıt, Almanak Türkiye 2005: Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim başlığı taşıyan ve ağırlıkla bilim insanlarının hazırladığı çalışmayı bilimsel olmaktan uzak buluyor ve çalışmayla kendilerine bir saldırıda bulunulduğunu söylüyordu. Bu açıklamadan sonra da bildik prosedür işledi; Çalışmada araştırmaları yer alan Polis Akademisi'nden öğretim üyeleri hakkında soruşturma başlatıldı.

Türkiye'deki güvenlik sektörünün hal-i pür melalini yıl yıl ortaya dökmeyi ve böylelikle nasıl bir gelişim ve şeffaflaşma çizgisinde gidildiğini izlemeyi amaçlayan TESEV, Büyükanıt'ın kırık not verdiği almanağı istikrarlı biçimde sürdürmeye kararlı.

TESEV, bu çok tartışılan almanağı 2005'in Ekim ayında hazırlamaya başladı, Mart 2006'da da tamamladı. Editör olarak başında Bilkent Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ümit Cizre'nin bulunduğu araştırma ekibinde Ahmet Yıldız, Züh-tü Arslan, Gencer Özcan, Ümit Kardaş, Lale Sa-rıibrahimoğlu, Ertan Beşe, M. Bedri Eryılmaz, Ferhat Ünlü, Önder Aytaç, Itır Toksöz ve Volkan Aytar vardı. TESEV, yakın zamanda 2006 almanağının hazırlıklarına başlayacak.

2005 Almanak'ını yayına hazırlayanlardan TESEV Demokratikleşme Programı Yöneticisi Volkan Aytar, almanak çalışmalarının süreceğini, fakat Büyükanıt'ın konuşmasından sonra zor durumda kalan Polis Akademisi'nden akademisyenlerin katılımının zorlaşabileceğini söylüyor.

İTAAT DEĞİL İTİRAZ KULTURU GELİŞİYOR
» Almanak çalışmasının seyri Büyükanıt'ın çıkışından sonra nasıl olacak? Sekteye uğrar mı?
Bence buna verilen tepki bile bizim ne kadar önemli bir iş yaptığımızı gösteriyor. Önemsiz bir şey olsaydı bu kadar tepki olmazdı. Ve Türkiye'de sivil bir sorgulama kültürünün oluşması, bunların tartışmaya açılması noktasında çok önemli bir adım diye düşünüyorum. Özel güvenlik kurumları Almanak çıktıktan sonra büyük memnuniyetle karşıladılar mesela. Dolayısıyla önümüzdeki çalışmalarda yer alacak uzman konusunda sıkıntı yaşayacağımızı sanmıyorum. Ama bu konuda çalışan uzman sayısı zaten çok az, onların da cesaretleri kırılmış oldu. Yine de yaptığımızın çok cesur bir çıkış olduğunu düşünüyorum, kesinlikle devam ettirmeye de kararlıyız.

» Genelkurmay Başkanı'nın eleştirisi bir yanıyla da sivil toplumculuğa yapılmış bir saldırı niteliği taşıyor. Bu durum Türkiye'deki sivil toplumculuğun seyri açısından nasıl bir etki bırakacaktır?

Bu ve benzeri olumsuz açıklamaları sıcağı sıcağına değerlendirmek çok sağlıklı olmayabiliyor. Ben ilk bir iki gün karamsar olunabileceğini hissetsem de insanların zamanla bunun doğrusu ve yanlışını göreceklerini düşünüyorum. Bence çok menfi etkilemeyecektir. Tabii ki bu tür açıklamalar özellikle resmi bağlantıları olan insanları geri çekebilir ama sivil toplumculuk adına böyle tepkiler bir anlamıyla olumlu yansıma da yaratabilir. Çünkü insanlar bunu görüp daha bir yüklenebilirler sivil toplumculuğa. Ümit Cizre'nin almanakta bahsettiği itaat kültürü yerine itiraz kültürü bence gelişecek Türkiye'de.

» Çalışmalarınızın en önemli amaçlarından biri ordunun kamuoyuna karşı şeffaflaşmasını sağlamak. Fakat Büyükanıt'ın açıklaması bu yönde bir ümit yaratmıyor... Öngörünüz ne?

Saydamlık kültürü açısından bakıldığında bu tür çalışmalardan aslında istifade edilmesi gerekir. Fakat tam tersi bir topyekûn bir red söz konusu.

» Genelkurmay Başkanı, TESEV'in mali kaynakları konusunda da alışageldiğimiz imalarda bulunmaktan çeAkinmedi. O halde soralım; TESEV'in mali kaynakları tam olarak neler?

TESEV'in üç önemli gelir kaynağı var. Gelirin üçte biri Açık Toplum Enstitüsü, üçte biri Yüksek Danışma Kurulu denen vakfın kurucularının da içinde olduğu saygıdeğer iş adamları, diğer kısmı da yürütülen projelerdeki partnerlerden, (bu projede örneğin Türkiye'nin resmi üyesi olduğu, Büyükelçi düzeyinde temsil edildiği DCAF merkezinden) vakıflardan projenin yarı bütçesi sağlanıyor.

Avrupa Komisyonu'nun açtığı ve Türkiye'deki pek çok sivil örgütün (İHD'den Greenpe-ace'e kadar) yararlandığı fonlardan proje bazında ufak miktardaki gelir geliyor. Bunlar da zaten her zaman denetime açık.

İTHAMLAR HAKSIZ
» Hem çalışmaya hem de kurum olarak TESEV'e bu tonda ve bu derece ağır ithamlarda bulunulan bir tepki bekliyor muydunuz?

Hayır, açıkçası böyle bir şey beklemiyorduk. Sanıyorum Hans Jörg Krestchmer'in basın toplan-tımızdaki konuşmalarının da etkisiyle bu tepki biraz biçimlendi. Almanak yalnızca tanıtılsaydı ve yalnızca çalışmayı hazırlayanlar toplantıda olsaydı bu düzeyde bir tepki olmayabilirdi.

Büyükanıt çalışmada bazı konulardaki teknik bilgilerin de doğru olmadığını iddia ediyor. Buna yanıtınız?
Kitapta mutlaka eksikler ve yanlışlar olabilir. Çünkü sonuçta bu ilk kez hazırlanan bir çalışma. Ama siz de biliyorsunuz; Türkiye'de güvenlik alanı büyük bir tabu alanı. Güvenlik güvenlik-çilerin işidir, sivillerin bu konuda ne ilgisi ne de bilgisi olmalı diye düşünülüyor. Uzmanlık alanı da bu konuda yeni yeni biçimleniyor. Dolayısıyla yapılan tüm akademik araştırmalarda, ulaşılan kaynaklarda tabii ki ufak tefek eksik ve hatalar olur. Ama orada kastedilen haliyle; bu bilimsel bir çalışmaya dayanmıyor iddiası biraz haksız görünüyor. Çünkü eğer çalışmaya bakılırsa uzun bir bibliyografya var ve bunlar da birincil ve ikincil kaynaklardan edinildi. Büyükanıt'ın dedikodu diye nitelediği bazı bilgiler ise siz bir basın mensubu olarak daha iyi bilirsiniz; üst düzey bazı kaynaklar bilgiler veriyor ama 'ben kimliğimi söyleyemem' diyor. Biz de çalışmada zaten bu kaydı vererek, kesin olmadığını belirterek aktarıyoruz. İnsanlar bilginin kaynağının bu olduğunu anlıyorlar ve ona göre değerlendiriyorlar.

» Araştırma esnasında yazarlar herhangi bir engelle karşılaştılar mı?

Hayır karşılaşmadılar. Konu güvenlik olduğu için kaynaklara ulaşmak tabii ki zor oldu. Mesela JÎTEM'le ilgili bir şey yazarken ona ulaşmak da zor. Onla ilişkili bazı şeyler yazmaya çalıştığınızda da onların bazıları iddia düzeyinde kalıyor. Ve bunun iddia olduğunu da yazıyorsunuz zaten. Çünkü Türkiye'de güvenlik üzerinde ciddi bir sis perdesi, karanlık var. Bunu aralamaya çalışmak da çok zor. Bizim çalışmamız bu anlamıyla çok mütevazi bir ilk çaba.

» Hazırladığınız çalışmayla bu sis perdesinin ne kadarı aralanabildi diyebiliyoruz?
Doğrusu bu sis perdesinin aralanmaya başladığını düşünüyorum. Bazı alanlarda saydam gelişmeler oluyor. Mesela Sahil Güvenlik gibi kurumlarda böyle bir sorun yok. Ama mesela Jandarma İstihbarat gibi, JİTEM gibi konuları aralamak çok zor. Bu sis perdesinin ancak yüzde 20-25'i aralanabilmiştir diyebiliriz. Daha başlangıç noktasındayız.

» YENİ PROJELER DE 'TABU'LARA DOKUNUYOR
TESEV'in yakın zamanda kamuoyuna duyuracağı yine çok önemli çalışmalar var.

Vakıf, Kasım ve Aralık aylarında üç önemli projesini sonlandırmış ve kamuoyuyla paylaşmış olacak:

» Din ve toplum ilişkilerine dair incelemenin sonuçları kasım ayında açıklanacak.

» Güvenlik ve İnsan Hakları Dengesi başlıklı projesinin de sonuçları kasım ayında açıklanacak. Çalışma Avrupa ve Türkiye'de 11 Eylül 2001'den bu yana "terörle mücadele" alanındaki yeni koşulları inceliyor.

TESEV bu çalışmada merkezi Brüksel'de bulunan Avrupa Siyasa Araştırmaları Merkezi'yle ortak çalıştı.

» Vakfın bu yıl sonu itibariyle önemli bir başka etkinliği de zorunlu göç ile ilgili yapacağı uluslararası nitelikli konferans olacak. Çok sayıda ülkeden akademisyenin katılacağı konferans aralık ayında gerçekleştirilecek.

NOTLAR

» Volkan Aytar, TESEV'i "bilimsel temelli bir siyaset önerisi yapan" kurum olarak tanımlıyor. "Biz üniversite değiliz ama bilimsel çalışmayı alıp siyaset önerisinde biçimlendirmek üzere kullanıyoruz. 0 anlamıyla tamamen bilimselliğin de arkasındayız," diyor.

» Büyükanıt'ın açıklamasından sonra vakfa çok sayıda tepki gelmiş. Daha çok destek mesajlarının geldiğini söylüyor Volkan Aytar. Az sayıda da olsa hakaret ve tehdit içeren mesajlar geliyormuş.

» TESEV, şimdiye kadar özellikle güvenlik temalı çok sayıda etkinliğe Genelkurmay ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden üst düzey yetkililere katılım davetinde bulunmasına rağmen üst düzey bir katılım gerçekleşmedi.

20 uzman çavuş çalışıyor
» TESEV'in merkezi Karaköy'de ve tek ofisi var. Profesyonel olarak 20 civarında bir uzman kadroya sahip. Bu uzman kadro projelerin koordinasyonunu sağlıyor, özellikle akademisyenlere ve saygın yazarlara araştırmalar yaptırıyor. ODTÜ, Hacettepe, Sabancı, Boğaziçi, Bilgi, Koç, istanbul gibi saygın üniversitelerden çok sayıda akademisyenle çalışıyorlar.

Kaynak: Birgün Gazetesi
Yayın Tarihi: 08/10/2006

http://www.birgun.net/sunday_index.php?news_code=1160259904&year=2006&month=10&day=08