Orhan Gencebay'la İsmail YK üzerine: “İsmail çok sevdiğim bir kardeşim”


Hamza Aktan

Orhan Gencebay, İsmail YK konusunda iyimser: Hemen reddetmemeliyiz. Ben de İsmail YK’nın yaşadıklarını yaşadığım için eleştirilmenin ne demek olduğunu çok iyi bilirim.

Açık konuşalım; İsmail YK için ‘Orhan Baba’yı ikircikli aradık. İsmail YK’yı ya dinlemediğini, ya beğenmediğini düşünüyorduk ki, manzara bambaşka çıktı. Orhan Gencebay, İsmail YK’yı haylice beğenmekle kalmıyor, aralarında benzerlikler görüyor. Söyleşi boyunca şu cümleyi sık sık kullandı: “İsmail çok sevdiğim bir kardeşim.”

- İsmail YK’nın hiphop, fantezi, arabesk-pop karışımı tarifi güç görünen müziğini nasıl tanımlıyorsunuz?
Yurtdışından gelen ve özellikle orada doğup büyüyen ama bizim duygularımızı kendilerinde saklı tutan vatandaşlarımız farklı bazı etkinlikleri beraberlerinde getirebiliyorlar. İsmail’inki de böyle bir şey.

- İsmail YK ve benzerleriyle ilk karşılaştığınızda, şarkılarını ilk duymaya başladığınızda nasıl karşılamıştınız?
İsmail YK’dan önce rapçi Kartel vardı biliyorsunuz. Veya Kubat var, o da farklı bir yorum getirdi. İsmail de aynı şekilde kendine göre bir değişim getirdi. Serbest çalışmalar tekniğin her türlü imkânlarını kullanır. Biz hiçbir şeyi tabulaştırmıyoruz neticede.

- Ama İsmail YK herhalde son dönemlerin en fazla eleştirilen isim...
Evet, bazıları kullandığı konuları tenkit edebilir ama ben ters karşılamıyorum. Her konu işlenebilir sonuçta. Benim ‘Batsın Bu Dünya’ sözüm de çok sertti. Ama ben dünyanın batmasını isteyen biri olarak yazmadım onu. Olumsuzluğa karşı çıkarak iyi olanı kuralım adına söylemiştim. İsmail YK’da daha kişisel bir durum olmasına rağmen bence sorun yok, bu bir değişiklik. ‘Allah Belanı Versin’ gibi mesajları çok kullanmamaya çalışabiliriz ama İsmail YK her şeyi yapıyor. Yalnız onu kullanmıyor. Diğer birçok konuda sözleri var.

- Biz iki ayrım görüyoruz. Sizin şarkılarınızda, özellikle ‘Batsın Bu Dünya’da daha dünyevî, toplumsal kaygılar var. İsmail YK’da ise tamamen kişinin kendisini ilgilendiren bir ‘isyan’ söz konusu?
İsmail YK bizim çalışma tarzımızın içinde yer alır. Kendine has yorumları var. “Allah Belanı Versin” şarkısındaki mesajı biraz sivri olabilir, ama biz de sivri birçok şey yaptık. Fakat genelde kişiselliğe dönük sivrilikle toplumsallığa dönük sivrilik farklı anlamlar taşıyor. Yine de İsmail’in diğer konularda da sözler sarf edebilecek biri olduğuna şüphem yok. O yetenek var onda. Önemli olan ne yaparsak yapalım kaliteli olmasına önem göstermek. Ben İsmail YK’yı müzik kalitesi açısından da beğeniyorum. Zamanla daha da olgunlaşıp farklılaşacağını düşünüyorum. Ayrıca yaşı küçük olabilir ama onlar ailecek tecrübeli müzisyenler zaten. Olumsuz şeyler yapacaklarını sanmıyorum.

- İsmail YK ile tanışıklığınız var mı?
Evet, tanıştım. İsmail benimle ilgili bir övgüde bulundu, beni idol olarak gördüğünü söyledi, ben de çok duygulandım. İsmail’le tanışmadan önce takip ediyordum. Beni idol olarak gördüğünü söylemesi bana ayrı bir mutluluk verdi. Tanıştıktan sonra da birçok alanda yeterli olduğunu gördüm.

- Sizin bu övgüleriniz bize bir hayli ilginç geliyor. Çünkü toplumun okumuş-yazmış kesimi İsmail YK’yı mümkünse dinlememek istiyor, pek sevdikleri söylenemez. Hatta önemli ölçüde de küçümseniyor.
Eğer toplumda ona bir ilgi varsa ve sürekliliği de koruyorsa bunu göz ardı etmemek lazım.

- Fakat sürekliliğini, hikâyesini daha da nasıl ilginç olunabilir üzerine kurmuş gibi.
Evet, bu doğru, ilginçliği öne çıkarıyor. Ama zaman içerisinde daha tecrübelenecek.

- Dışarıdan bakıldığında, sizin gibi artık ‘baba’ diye anılan müzisyenlerin İsmail YK gibi gençleri tu kaka görmeleri beklenir. Hatta biz sizi aramadan önce de bakalım nasıl eleştirecek diye meraklanmıştık...
Bence bu tür durumlara objektif baktığınızda pek bir sorun çıkmaz. Ben kendi haricimde olan konuları mümkünse objektif olarak görmeye çalışırım. Yeni gençler tabii ki gelecek ve değişik çalışmaları da olacak. Onları anlamak lazım, daha baştan reddetmek son derece yanlıştır. Ben de İsmail YK’nın yaşadıklarını yaşadığım için bunun ne demek olduğunu çok iyi bilirim. Bana da yapılan tenkit hiç kimseye yapılmadı ama halkımızın ilgisi çok büyüktü.

- Gençliğinizle İsmail YK arasında bir bağ kuruyor musunuz? Benzerlikler var mı?
Tabii ki bu tür tenkitler yapıldığında kendi durumumu, gençliğimi hatırlıyorum. Bu tür konuları sadece zevklerimizle değerlendirmememiz lazım. Yeteneği, müzik değerini ölçmek gerekir. Bu anlamda yeni gelen gençlerimizden İsmail YK gibi isimleri olumlu buluyorum.

- Eskiden dinleyici kitleniz de sınırlıydı, sosyolojik bir tabana denk geliyordu. Şimdiki durumdan memnun musunuz?
Aslında eskiden de herkes dinliyordu ama bulundukları konumlar gereği dinlediklerini belli etmiyorlardı. Çünkü arabesk diye adlandırılan tarza olumsuzluk addediliyordu. Gizli gizli dinliyorlardı ama şimdi daha aleni oldu. Benim yaptığım çalışmalara tepki gösterenler, beni kıskananlar, beni anlamayanlar ve sabit fikirli olanlardı. Kendi misyonlarını tabulaştıran başka misyonlara yaşama hakkı tanımayan insanlardı.

- Bir yandan da yoksul insanlardaki isyan duygusunu kabartacağınız ‘tehlikesi’nden korkuyorlardı...
Böyle bir şeyi yasaklamak kimsenin yapabileceği bir şey değildi. Ayrıca benim yaptığım müzik yalnızca isyana odaklı da değildi. Biz ancak haksızlığa başkaldırdık. Ben adaleti temel alarak şarkılar söylüyordum. Derdi olanlarla sırdaştım ama derdi olana da mutlaka bir çıkış kapısı olduğunu söylüyordum. Ama bu yanlış anlaşıldı. “Batsın bu dünya” dediğim zaman dünyanın fiziki olarak batmasını istediğim anlaşıldı (gülüyor).

* Kaynak: Nokta Dergisi
* Yayın Tarihi: 20/10/2006