Türk basınının Kürdi hâlleri


Hamza Aktan

Özellikle Ortadoğu konusundaki uzmanlığıyla bilinen gazeteci-yazar Faik Bulut'un, Türk basınının anlam-ideoloji dünyasını ortaya koyan Türk Basınında Kürtler adlı kitabının yeni basımı yayımlandı. Cumhuriyet'in ilanından bugüne kadar gazetelerde Kürt meselesine ilişkin haberleri derleyip yorumlayan Bulut'un kitabının ilk basımının tarihi 1993. Bulut, yeni basımın önsözünde o dönem kitabı yayımlayan Melsa Yayınları'nı eleştirerek, çalışmasının hedef kitlesine ulaşmadığını, bu nedenle de güncelleyip yayımlamak ihtiyacı duyduğunu belirtiyor.
Bulut, 1925'ten bu yana başta Kürt isyanları olmak üzere basının Kürtleri nasıl yansıttığını çok sayıda örnek vererek aktarmaya çalışıyor. İncelediği birkaç gazeteden öne çıkanlar Cumhuriyet, Milliyet ve Hürriyet. Kitapta Cumhuriyet gazetesi, 1925 Şeyh Sait isyanı-1930 Ağrı ve 1937 Dersim ayaklanmaları çerçevesinde, Milliyet gazetesi 1984-87 yılları arasında, Hürriyet de 1987-90 yılları arasında inceleniyor.
'Ümmet toplumu'
Söz konusu gazeteleri Kürt meselesi konusunda devletçi ve dezenformatif bulan Bulut, sol ve İslami tandanslı yayımlara da kısaca değiniyor. Bulut'a göre 'sol basın' Kürtler konusunda hakkaniyete en yakın yayımlar. İslamcı yayımlar ise meseleye 'millet' değil, 'ümmet' kavramı/anlayışı çerçevesinde yaklaşıyor. Bulut'a göre kimi İslamcı dergi ve gazetelerin Kürtlere yakınlaşmalarının nedenlerinin başında 'ümmet toplumu' yaratma çabası yatıyor. Aynı zamanda bu yayımlar, Kürtlerin asimilasyonu çabalarına 'dini temalarla' yardımcı oluyor.
Türk Basınında Kürtler'i okurken gazetelerin ve gazetecilerin gerçekte mesleki kodlardan ne derece uzaklaştığına, habercilik ile milliyetçi dürtüleri ne derece karıştırdıklarına tanık oluyoruz. Bulut da kitabının genişletilmiş ikinci basımına yazdığı uzun önsözde gazeteciliğin aslında çok yalın olan kurallarını hatırlatıyor. Bu yalın kural; bütün gazetecilerin bir dünya görüşü mutlaka vardır. Fakat gazeteci, sadece gerçeği, yani 'olan'ı habere aktarmak durumundadır. Kişisel kaygı veya beğenilerini habere yediremez. Aynı şey gazetecinin çalıştığı kurum için de geçerlidir.
Türkiye'deki icraat ise yazık ki bunun çok ötesinde ve tam tersi yönde. Her gün sayısız 'gazetecilik kuralı ihlali' yaşanıyor. Bulut'un ortaya koyduğu da, Cumhuriyet'in ilanından bugüne kadar Türk basınında Kürtlerle ilgili haberlerde 'yapısal' bir sorunun olduğu. Bunu, 1930'lu yıllarda Cumhuriyet'in, 1990'lı yıllardaki Hürriyet'in haberlerinden de gayet net görmek mümkün. Geniş bir taramayla yapılmış çalışmada Türk basınının karakteristikleri arasında bulunan militarist vurgu öne çıkıyor. Gazeteciliğin bir barış mesleği olduğu kanaatinin tersine gazetelerin 90'lardaki çatışmalı döneme pek de 'barış' gözlüğüyle bakmadığı, kitabın ortaya koyduğu önemli noktalardan biri. 'Çelik eğitimli Mehmetçiklerimiz', 'rambolarımız', 'savaş makineleri', gibi ifadeler çatışmalı dönemin baskın vurguları.
Kitapta gazeteciliğin doğasına aykırı pratiklerden biri olarak bizzat gazetelerin yasakçılığı savunur hâle düştükleri durumlardan da örnekler veriliyor. Örneğin 1992'de Sabah gazetesi, dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Kürtçe yayına dair beyanatına şu yorumu yapıyor: "Özal, Kürtçe tv yayını yapılsın diyerek ortalığı karıştırıp ABD'ye gitti."
Faik Bulut, özellikle PKK ile ilgili bölümlerde 1984-2000 yılları arası yaptığı taramada gazetelerin sonradan aslı astarı olmadığı ortaya çıkmış
'merkezden üretilmiş' haber örneklerine de yer veriyor.
Basının en gedikli alanlarından olan bu konunun geniş taramalı bir örneği olarak Faik Bulut'un çalışması Cumhuriyet'ten günümüze geniş ve detaylı bir taramanın ürünü olmasıyla iletişim fakültelerinde kaynak kitap olarak okutulacak bir niteliğe haiz. Bir de tabii, bu önemli/hassas konuda gazete ve gazetecilerin malum 'hata'ları yeniden üretmemeleri, en azından bu konudaki dezenformatif yanın aslında pek de artık gizli olmadığını, bunun ayyuka çıktığını bilmeleri açısından bir göz atmayı hak ediyor. Öte yandan ayrı çalışma alanları olarak 'Türk basınında azınlıklar', 'Türk basınında zenofobi', 'Türk basınında cinsiyetçilik' gibi temaların araştırılmayı beklediğini de not edelim.

* Kaynak: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=856891&Date=26.07.2010&CategoryID=40
* Yayın tarihi: 22/04/2005