
Hamza Aktan
Arundhati Roy ismini, son yıllarda Noam Chomsky, Howard Zinn, Michael Albert, Naomi Klein gibi entelektüellerin isimleriyle yan yana görüyoruz. Roy, bütün dünyada öncelikle edebiyatçı kimliğiyle (Küçük Şeylerin Tanrısı) tanındı. Sonrasında dünyadaki adaletsizliklere ilişkin dikkate değer tespitleriyle yüksek bir ilgiye mazhar oldu. Özellikle de alternatif küreselleşme yanlılarının dikkatle takip ettiği bir yazar-aktivist haline geldi.
Roy'un bu kadar ses getirmesi, sanıyorum hitap gücüyle ilgili. Vaktiyle Naomi Klein'in, Roy hakkında "kaleminde sözcükler birer silah haline geliyor; kitle hareketleri silahlarına dönüşüyor" demesi boşuna değil. Hakkında her gün sayısız kelam edilen ABD için kurduğu metaforları, ironik dili onu tespitlerinden bağımsız olarak da önemli bir 'vaiz' haline getiriyor. Yazarın ezilenlerin lehine 'ajitatörlük' de üstlendiğini kolaylıkla söyleyebiliriz.
Bundan önce, Hintli yazarın Ya Çek Defteri, Ya Cruise Füzesi isimli kitabını yayımlayan Agora Kitaplığı, şimdi de değişik yerlerde yaptığı konuşmalarını ve yazılarını Sokaktaki İnsanın 'İmparatorluk' Rehberi adıyla bir araya getirdi.
Roy, bu kitapta da eleştiri oklarını 'dünyanın imparatoru' olarak gördüğü Amerika Birleşik Devletleri'ne yöneltiyor. Bunu yaparken ABD'yi tarihiyle birlikte ele almayı ihmal etmiyor. Şu anki konjonktüre dair bir kısa yazıda dahi, okura ABD'nin 'öncelikle' ne olduğu yönündeki hatırlatmasını yapıyor. Örneğin malum Irak işgalinden bahsederken ABD'nin dünyada atom bombasını kullanan ilk ve tek güç olduğunu ısrarla belirtiyor. Ya da 'imparatorluk'un Vietnam işgalini sadece o yıllarla sınırlı tutmayıp Ortadoğu veya Latin Amerika'yla ilgili icraatları bağlamında analiz ediyor. Bu da okurun zihnini daima canlı tutmasına yardımcı oluyor. Kitap boyunca ABD'nin yalnızca bir Irak işgalcisi veya yalnızca bir Afganistan 'müdahalecisi' yalnızca bir başka şey olmadığına ikna oluyoruz. Roy'un derdi de biraz bu. ABD'yi anlatmak. Çünkü bu ayakları olmadan bütünün anlaşılamayacağını düşünüyor.
Yazarın tek kaygısı/hedefi ABD'yi anlatmak veya öğretmek değil. Amacı ABD'nin küresel çaptaki hegemonyasının nasıl kırılabileceği, gemlenemez olarak gösterilmeye çalışılan küreselleşme dalgasının önüne nasıl geçilebileceği. Bunun için gösterdiği adres de önemli ölçüde kitle hareketleri. Fakat tek bel bağladığı alan da bu değil asla. Nitekim "Tatil günlerinde yapılan protestolar savaşları durdurmaz" diyecektir. Üzerinde en çok durduğu noktalardan biri de dil üzerinde yapılan hilebazlık. "Özgürlük işgal, demokrasi neo-liberalizm anlamına gelirken" artık en masum kavramların bile çok farklı amaçlar için araçsallaştırıldığına vurgu yapıyor.
Öte yandan Roy'un belki de Türkiye'de en fazla tartışma yaratması beklenecek sözleri, sivil toplum örgütleriyle ilgili sarf ettiği cümleler. Türkiye gibi STK'ların yeni yeni geliştiği veya geliştirildiği ülkeler için ezberi zorlayan sözler çünkü: "Siyasetin STK'laştırılması, direnişi, iyi huylu, mantıklı, maaşa bağlanmış, 9 ile 5 arası mesaisi olan bir iş haline getirmekle tehtit ediyor. İçine biraz avanta atılmış olarak. (Oysa), gerçek direnişin gerçek sonuçları vardır. Ve kimseyi maaşa bağlamaz."
Roy, yukarıda isimlerini andığım entelektüeller gibi sadece ABD ile ilgilenmiyor. Belki en büyük derdi, ülkesi Hindistanla. Ki Roy'un, biz, algısı Doğuya kapalı Türkiyelilerin, Hindistan ve ötesinde neler olup bittiğini anlamak için en güvenilir kaynaklardan olduğu da kuşku götürmez. Roy'un, dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi Hindistan'a ilişkin anlattıkları da küresel çapta yaşanan sistemsel adaletsizliğe önemli örnekler teşkil ediyor. Çünkü özelleştirme furyası bize mahsus değil. Yapılan barajlar bizde olduğu gibi Hindistan'da da yerleşim birimlerinin sular altında kalmasına, binlerce insanın evsiz kalmasına yol açıyor vs.
Kitaptaki yazıların belirli bir konsept dahilinde olmaması, yani çeşitli dönemlerde birbirinden farklı vesilelerle kaleme alınmış olması okura dünyadaki adaletsizliğin nasıl bertaraf edileceği hakkında bütünlüklü bir öngörü vermekten uzak. Yine de kitap, Roy'u tanımak ve ABD'yi az buçuk anlamak isteyenler için kıymetli bir fırsat sunuyor.
* Kaynak: http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=856778&Date=26.07.2010&CategoryID=40
* Yayın tarihi: 01/04/2005